Sıkça Sorulan Sorular

Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için mevzuatı ve güncel düzenlemeleri dikkate alınız.

Serbest muhasebeci mali müşavirlerin meslek konuları 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre SMMM'ler; gerçek ve tüzel kişilere ait işletmelerin defterlerini mevzuata uygun olarak tutabilir, mali tablo ve beyannamelerini düzenleyebilir, bu konularda belgelere dayanarak inceleme, tahlil ve denetim yapabilir, yazılı görüş verebilir, rapor düzenleyebilir ve müşavirlik yapabilir.

Vergi kanunları kapsamındaki tasdik işleri ise yeminli mali müşavirlerin (YMM) yetkisindedir. Ayrıntılar için 3568 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliklerin güncel metnine başvurulabilir.

e-Devlet şifresi, T.C. kimlik kartı veya geçerli bir kimlik belgesi ibraz edilerek PTT merkez müdürlükleri ve şubelerinden şahsen alınabilir; yurt dışında ise dış temsilciliklerden temin edilebilir. e-Devlet Kapısı'na ayrıca elektronik imza, mobil imza, T.C. kimlik kartı veya internet bankacılığı gibi yöntemlerle de giriş yapılabilir.

e-Devlet şifresi kişiye özeldir ve üçüncü kişilerle paylaşılmamalıdır. Güncel giriş ve başvuru yöntemleri için www.turkiye.gov.tr adresindeki açıklamalar esas alınmalıdır.

Gelir İdaresi Başkanlığının Dijital Vergi Dairesi uygulamasına e-Devlet Kapısı üzerinden kimlik doğrulaması yapılarak giriş yapılabilir. Uygulamaya özel kullanıcı kodu ve şifre ise vergi dairelerine başvurularak da temin edilebilir.

Giriş yöntemleri ve uygulama üzerinden sunulan hizmetler zaman içinde değişebildiğinden güncel bilgi için dijital.gib.gov.tr adresi ile Gelir İdaresi Başkanlığının duyuruları takip edilmelidir.

Vergi levhası, Gelir İdaresi Başkanlığının Dijital Vergi Dairesi uygulaması üzerinden elektronik ortamda görüntülenebilir ve yazdırılabilir. Levhada yer alan matrah bilgileri, verilen yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerine göre güncellenir.

Vergi levhasının alınması ve bulundurulmasına ilişkin usul ve esaslar Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile belirlenmiştir. Güncel uygulama için Gelir İdaresi Başkanlığı duyuruları takip edilmelidir.

Elektronik tebligat (e-Tebligat), vergi idaresince düzenlenen belge ve yazıların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesi uyarınca elektronik ortamda tebliğ edilmesidir. Hangi mükelleflerin e-Tebligat sistemine dahil olmak zorunda olduğu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile belirlenmiştir.

Kanuna göre elektronik ortamda tebliğ, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Dava açma ve itiraz gibi süreler bu tarihten itibaren işlemeye başlayabileceğinden e-Tebligat adresinin düzenli olarak kontrol edilmesi önemlidir.

Vergi idaresi dışındaki kurumların 7201 sayılı Tebligat Kanunu kapsamındaki elektronik tebligatları için ise genel olarak Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) kullanılmaktadır.

Defterlerin tasdik zamanları 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 221. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64. maddesinde düzenlenmiştir. Genel kural olarak işe yeni başlayanlar tasdike tabi defterlerini işe başlamadan önce; faaliyetine devam edenler ise defterin kullanılacağı yıldan önce gelen son ay içinde tasdik ettirir.

Yevmiye defteri ve yönetim kurulu karar defteri gibi bazı defterler için Türk Ticaret Kanunu'nda ayrıca kapanış onayı öngörülmüştür. e-Defter uygulamasına dahil olan mükelleflerin elektronik ortamda tuttukları defterler için tasdik yerine berat alma usulü uygulanır.

Tasdik süreleri ve kapsamı mevzuat değişiklikleriyle farklılaşabileceğinden işlem öncesinde güncel mevzuatın kontrol edilmesi önerilir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 253. maddesine göre, bu Kanun gereğince tutulan defterler ile kayıtların dayanağı olan belgeler, ilgili bulundukları yılı takip eden takvim yılından başlayarak beş yıl süreyle saklanır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 82. maddesine göre ise tacirler; ticari defterlerini, envanterlerini, açılış ve ara bilançolarını, finansal tablolarını ve kayıtların dayanağı olan belgeleri on yıl süreyle saklamakla yükümlüdür. Bu süre, ilgili kaydın yapıldığı veya belgenin oluştuğu takvim yılının sonundan başlar.

İki kanundaki süreler farklı olduğundan uygulamada uzun olan sürenin dikkate alınması; ayrıca sosyal güvenlik mevzuatı gibi diğer düzenlemelerdeki saklama yükümlülüklerinin de gözetilmesi önerilir.

Şahıs işletmesinde işletme sahibi, işletmenin borçlarından kişisel malvarlığıyla sınırsız olarak sorumludur ve elde edilen kazanç gelir vergisine tabidir. Limited ve anonim şirketler ise tüzel kişiliğe sahip sermaye şirketleridir; kazançları kurumlar vergisine tabidir ve ortakların sorumluluğu kural olarak taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlıdır.

Bununla birlikte limited şirket ortaklarının ödenmeyen amme alacaklarından sermaye payları oranında sorumluluğu ve kanuni temsilcilerin sorumluluğu gibi özel düzenlemeler bulunmaktadır (6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu). Kuruluş şartları, sermaye tutarları ve organ yapıları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve ilgili düzenlemelerde belirlenmiştir.

Hangi yapının uygun olduğu; faaliyet konusu, ortak sayısı, beklenen kazanç düzeyi ve sorumluluk esasları birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 8. maddesine göre işverenler, çalıştırmaya başladıkları kişileri kural olarak sigortalılık başlangıcından önce sigortalı işe giriş bildirgesi ile Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmekle yükümlüdür.

İnşaat, balıkçılık ve kısa süreli işler ile ilk defa işyeri bildirgesi verilecek işyerleri gibi bazı durumlar için Kanunda farklı bildirim süreleri öngörülmüştür. Bildirimin süresinde yapılmaması idari para cezası uygulanmasına neden olabilir.

Güncel usul ve istisnalar için Sosyal Güvenlik Kurumu internet sitesi ve ilgili genelgeler esas alınmalıdır.

Evet. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na göre işe başlama, iş yeri adresinin veya faaliyet konusunun değişmesi ve işin bırakılması gibi durumların Kanunda belirtilen süreler içinde vergi dairesine bildirilmesi gerekir (VUK md. 153 ve devamı). Bildirimlerin süresinde yapılmaması usulsüzlük cezası uygulanmasına neden olabilir.

Ticaret siciline kayıtlı işletmelerde bazı değişikliklerin ayrıca ticaret sicili müdürlüğünde tescil ettirilmesi; sigortalı çalıştırılan işyerlerinde ise Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmesi gerekebilir.

Gecikme zammı, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 51. maddesine göre, amme alacağının vadesinde ödenmemesi halinde vade tarihinden itibaren her ay ve ay kesirleri için uygulanır.

Gecikme faizi ise 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesine göre ikmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergiler için, verginin normal vade tarihinden tarh edildiği tarihe kadar geçen süre dikkate alınarak hesaplanır. Vergilerin tecil edilmesi halinde uygulanan tecil faizi ise 6183 sayılı Kanun'un 48. maddesinde düzenlenmiştir.

Uygulanan oranlar zaman içinde değiştirilebildiğinden güncel oranlar Gelir İdaresi Başkanlığı gibi resmî kaynaklardan teyit edilmelidir.

Vergi beyannamelerinin verilme ve ödeme süreleri ilgili vergi kanunlarında düzenlenir. Sürenin son gününün resmî tatile rastlaması veya idarece süre uzatımı yapılması gibi durumlarda süreler değişebilir.

Güncel süreler Gelir İdaresi Başkanlığı internet sitesindeki vergi takvimi ve duyurulardan takip edilebilir. Sitemizdeki Vergi Takvimi sayfası genel bilgilendirme amaçlıdır; süre uzatımı gibi değişiklikler için resmî duyurular esas alınmalıdır.